Bilgi Edinme Yazıları;

Dalaman'da (Muğla) tarım neden önemli? Neden korunması gerekiyor?

Adı Soyadı : M.E.                                  30 Kasım 2016 22:13
Eposta Adresi : …
Cep Telefonu : …
Mesajı : Hocam iyi akşamlar, Öncelikle kendimi tanıtayım 4. sınıf mimarlık öğrencisiyim. Dalaman hakkında araştırma yapıyoruz. Dalaman üzerine paylaştığınız makaleyi okudum. İhtimaller dahilinde zor olacağını bildiğim halde size bir soru sormak istiyorum.
https://www.google.com.tr/webhp?sourceid=chrome-instant&ion=1&espv=2&ie=UTF-8# Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü’nün Dalaman Yaşam Kenti Projesi Kitapçığı geçiyor. Bu kitapçığa ulaşmamda yardımcı olabilir misiniz? Şimdiden teşekkürler Saygılarımla...


 

Sayın M.E.                                                    1 Aralık 2016

Dalaman üzerine yapacağınız araştırma için öncelikle başarılar dilerim. Bahsettiğiniz kitapçık maalesef elimde yok. Turizm Bakanlığ'nda 2005 yılında Ankara'da katıldığım Dalaman Turizm planı hakkındaki toplantıda planı inceleme fırsatı bulmuştum.

Genel olarak planın nasıl olduğuyla ilgili yazılara

www.esrefatabey.com.tr

kişisel web sayfamdaki ''Popüler yazılar'' altındaki ''Dalaman doğal haliyle kalsın'' ''Dalaman kamulaştırma 2004 raporu'' ''Dalaman Tigem turizm gelişim projesi'' başlıklı yazılar ile ''Etkinlikler'' kısmı altındaki ''Basında'' içindeki ''Dalaman Tigem turizm gelişim projesi-ZMO'' ''Dalaman Turizm gelişim projesi iptal'' başlıklı yazılara bakabilirsiniz.

başarılar dilerim

Eşref Atabey

 

 

1 Aralık 2016 12:21

Hocam zaman ayırıp cevap verdiğiniz için öncelikle teşekkür ederim. Dalaman hakkında sayenizde baya bilgiye ulaşmam kolaylaştı ve en değerlisi de yorumlarınıza. Sizden son bir şey sormak istiyorum hocam. Bildiğiniz üzere Dalamanda tarım gerçekten çok önemli. İnternetten, ilçe gıdadan sayısal verilere ulaştım. Ama sizden ricam önemli görüşleriniz, sizce Dalamanda tarım neden önemli? Niçin korunması gerekiyor, geliştirilmesi gerekiyor mu, evetse neden tarzında düşüncelerinizi aktarabilirseniz çok sevinirim teşekkür ederim tekrar

İyi günler saygılarımla...

 

 

Sayın M.E.                                                    1 Aralık 2016 16:11

 

Nerede mimarlık eğitimi görmektesin?

Dalaman'da tarım neden önemli? Niçin korunması gerekiyor? sorunuza ilişkin açıklamalarım aşağıdadır:

Dalaman bir tarım yöresidir. Sanayi olarak Kağıt fabrikası var. Turizm tesisi olarak sahilde 1-2-otel bulunur. Madencilik olarak eski krom madeni işletmelerivardır. Orman ürünlerinden biraz söz edilebilir. Asıl halkın geçim kaynağı tarımdır.

 

Dünya tarihine baktığımızda 1960'lı yıllara kadar Tarım Devri, 1960-2000'li yıllara kadar Sanayi Devri yaşanmış. 2000'li yıllardan sonra günümüzde ise  İletişim devri yaşanmaktadır. Dünya'da tarıma önem veren ülkelere baktığımızda da hep gelişmiş ülkeleri (ABD, Almanya, İtalya, İsrail vd) görmekteyiz. Çin ve Rusya ancak kendine yetebiliyor. Rusya sebze ve meyveyi çoğunlukla dışarıdan (Türkiye’den) almakta. Hep şunu bilirdik. Türkiye Dünyada tarımda kendine yetecek ilk 7 ülke arasında sayılırdı. Şimdilerde ise tarımda geriledik ve hemen her şeyi ithal eder duruma geldik. İsrail tohum satmasa aç kalınacak. En stratejik şey, sanayi, turizmden de önemlisi sebze, meyve tohumlarıdır. ABD, İsrail, Kanada, bazı Avrupa ülkeleri gen bankaları, tohum bankaları kurmuşlar, geleceğini düşünmekteler. Biz ise dışarıdan almaktayız. Bu bir ülke halkının beslenmesinin de bağımlı hale gelmesi anlamına gelmektedir.

Ben mesleğim dolayısıyla tüm Türkiye'de araştırma yaptım. Gözlemlediğim kadarıyla kıyıları henüz bakir kalmış alan Dalaman-Dalyan-Fethiye arası. Tüm kıyılarımız yapılaşmaya açılmış durumda. Karadeniz kıyıları İstanbul'dan başlayarak Artvin-Hopa'ya kadar yerel bir mimarisi olmayan tek tip yapılarla dolu. Akdeniz ve  Ege kıyıları da aynı. Yöreye göre, iklime göre  mimari olmalı. Düzenli, planlı ve yöresel mimariye uyan hiçbir yapılaşma yok. Sıkıcı şehirleşme.

 

Turizm sektörü ülkelerarası güven sürdükçe  ayakta durabilir. Ülkelerarası güven kaybolduğunda tüm sektör durur ve çalışanlar işsiz kalır. Rusya ile yaşanılan durum gibi. Bir uçak düşürme hadisesi turizmi çökme noktasına getirdi. Dolayısıyla da özellikle meyve ürünlerinin satışını etkiledi.

 

Peki her tarafı turizm tesisleri yaparsak; güvencesi nedir. En küçük bir terör olayında ya da başka konuda sorun olursa turist gelmezse ortada kalınır. Yapacağımız turistik tesislerde tüketilen meyve ve sebzeyi de dışarıdan ithal edersek, anlamı kalmaz. Onun için kendimiz turizm tesisleri ve iç piyasada tarımsal ürünlere önem vermeliyiz. Turizme önem verirken, tarımı bitirmemeliyiz. Dengeli olması gerekir. Staratejik düşünmeli ve planlama yapmalıyız. Eğer şehirlere 1-2 hafta gıda maddesi, sebze ve meyve, un girmezse durumun ne olacağını düşünebiliyor musunuz? Herkes birbirine düşer, açlık korkusu başlar. Bir insanın yaşaması için öncelik nedir? Hava, su içmek ve gıda almak. Bu üçü olmazsa yaşayamayız. Kentleşme, betonlaşma, tarım alanlarının yok edilmesi,orman ve su varlıklarının tahrip edilmesi, sonuçta yaşam için bu üç unsurun yok olmasına, havanın kirlenmesine, suyun azalması ya da kirlenmesine, hububat, sebze vd alanların yok olmasına neden olur.

Dalaman'da ve Sarıgerme'de 3-4 tane 5 yıldızlı otel var. Bu sene pek iş yapamadıkları, kriz dolayısıyla bilinmektedir. Yöre insanı açılacak turizm tesislerinde çalıştırılmıyor. Sarıgerme otellerinde belli sayıda, tam sayı nedir bilemiyorum (yıllar önce bir ara 50-60 kişi duymuştum) (Dalaman-Ortaca dahil) ancak vasıfsız işlerde çalıştırılmakta. Dalaman'a turizm gelişim projesi uygulandığında da benzer durum olacak. Belki bir kısım kişiler iş bulabilir. Ancak,oda az sayıda olacak ve vasıfsız işlerde çalıştırılacaktır. Tesislerde çalışan vasıflı elemanlar hep yöre dışından getirilmiştir/getirilecektir.

Marmaris, Bodrum, Antalya, İzmir'e kadar turizm tesislerine tarım ürünlerini meyve-sebze yetiştirecek yerlerden Dalaman Ovası kaldı. Antalya, Kumluca, Demre sebzeyi tamamen yurt dışına ihraç etmekte. Dalaman halkının başlıca geçim kaynağı tarım. Turizm gelişim projesi diğer adıyla yapılaşmaya açıldığında, tarımsal faaliyetler daralacağından aileler işsiz duruma düşecektir. İkincisi Dalaman doğa bakımından korunmuş yörelerin başında gelmekte. Bu doğal hali bozulacaktır. Ormanların bir kısmı yok edilecektir. Turizm tesisleri yanında yapılaşma, iskan alanları da artacağından yöre halkı tarımsal alanları elden çıkaracak, işsiz,yurtsuz kalacak ve kendi topraklarından göçe zorlanacak, o yerler varsıl kişilere, şirketlere geçecektir. Çünkü hep böyle olmuştur. Şehirlerdeki kentsel dönüşüm projeleri uygulamalarında, yenilenen mahallelerde önceki yaşayanlar, apartman aidatlarını bile ödeyemez mali sıkıntıda olduklarından yine şehrin varoşlarına göç etmek zorunda kalmakta,  yeni, modern yerlere de varsıllar yerleşmektedir. Ankara'da uzun yılından bu yana yaşayan bir kişi olarak, gözlemlerim bu yöndedir.

Dalaman eğer turizm adı altında, yapılaşmaya açılırsa, tarıma, turizm tesisleri, golf sahaları tercih edilirse bundan en başta yöre halkı mağdur olacaktır. Dalaman Ovasında 1980’li yıllara kadar hububat, pamuk, mısır, susam gibi ürünler yetiştirilirdi. Halk geçiminden gayet memnundu. 1980’li yıllardan sonra izlenen tarım politikaları ve genel durum dolayısıyla çiftçiler bunlardan vazgeçti ve narenciyeye, seraya döndü. Son yıllarda narenciye ve nar satışı tamamen tüccarların insafına ve vicdanına bırakılmış durumda. Yörede çiftçinin ürününü değerlendirecek bir meyve suyu fabrikası yok. Kooperatifleşme hemen hemen yok gibi. Dolayısıyla ürün ya dalında kalıyor ya da ucuz şekilde tüccara verilmekte. Bazen emeği karşılamadığından da toplatılmıyor. Bazen de alan tüccar ödemeyi yapmıyor. Özellikle küçük çiftçi emeğini alamamakta, sürme, bakım, sulama, ilaç, gübre, mazot, elektrik, toplama giderlerini bile karşılamadığında 4-5 yılda meyveye gelen nar ağaçlarını kesmekte, yerine limon-portakal fidanı dikmekte, 4-5 yıl meyveye gelsin diye beklemekte, masraf etmeye devam etmekte o da olmadı onu da kesmekte ve böylece kısır bir döngü yaşanmaktadır. Her şeye rağmen Dalaman halkının tek geçim kaynağı tarım olmaktadır. Sanayi, maden, turizm geliri pek yoktur. Ancak çok az sayıda yöredeki krom madenlerinde, kağıt fabrikasında, TİGEM’de çalışan ve emekli olmuşlar ve Bağkur emeklisi bulunur.

 

Dalaman halkı yapılacak olan ve etrafı tel örgülerle, duvarlarla çevrili turizm tesislerine giremeyeceğine, yüzme havuzlarından yararlanamayacağına, golf oynamayacağına, butik ve lüks otellerden yararlanamayacağına göre, ancak olursa birkaç 10 kişi vasıfsız işlerde iş bulabileceğine göre mağdur olan yine yöre halkı olacaktır. Toprakların elden çıkartılmasıyla yöre halkı işsiz kalacak, belki de göçe zorlanacaktır. Turizm denilince sadece deniz anlaşılmaktadır. Oysaki dağ, kayak, doğa yürüyüşü, eko-turizm, jeolojik miras alanları vd çeşitlilik bulunmakta, Dalaman’da da bu çeşitlilik vardır. Doğayı bozmadan, ormanları yok etmeden, tarım topraklarımızı bozmadan dengeli bir şekilde gelişimimizi sağlamalıyız. Ülkemizdeki turizm tesislerinin çoğu düşük kapasitede çalışmakta, kışın kapanmaktadır. Her yere turizm tesisi yapıldığında bir kısmı atıl kalır. Kıyılarımızın çoğunu kaplayan, yazlık olarak yapılan yapıların çoğu yazın 1-2 ay yaşanmakta/dolmakta, kışın boş kalmaktadır. Dalaman ovası, dağ etekleri, orman içleri her yerinin inşaat, yapılaşacağını, betonlaştığını düşünmek bile insanı sıkıntıya sokuyor.  Avrupa ve Rusya'da çok talep gören, aromalı, Enterdonat türü limon Türkiye Dalaman Ovasında en iyi yetişmektedir. Yine bir limon ile mandalina cinsi en iyi Dalaman'da yetişmektedir. Bir zamanlar Bodrum mandalinası vardı. Çok az üretilmesine karşın kolonya ve lokumuna kadar yan ürün elde ediliyor.  Mandalina bahçeleri yapılaşmaya açıldı. Bodrum'un her yerini yapılaşmaya açmayıp, Mandalina yetişen alanların bir kısmını korusaydık, daha iyi olmazmıydı? Türkiye Endertonat limon üretiminde Dünya'da ilk sıradadır. Sığla Ağacı Dünya'da ABD Florida'da'dan sonra sadece Dalaman-Ortaca-Köyceğiz ve Fethiye yöresinde yetişmektedir.

Dalaman Ovası yaklaşık 1.8 milyon yıldan bu yana Dalaman Çayı ve Tersakan Çayı'nın  taşıdığı sedimantlerin depolanması-çökelmesiyle oluşmuş bir alüvyon ovasıdır. Birçok bölümünde sulu tarım yapılmaktadır. Bir kısmı yapılaşmaya açılmış. Bir kısmı havalimanı, kağıt fabrikası alanı, bir kısmı Akköprü barajı kil çekrdek dolgu malzemesi için kamulaştırılmış olup, çoğu alanı TİGEM dahil tarımsal alandır. Yılda 4 ürün alınabilecek özellikte 1.sınıf tarım arazisidir. Dalaman Ovasında üretilen sebze ve meyve gerek yöresel ve gerekse Türkiye genelinde tüketilmekte, bir kısmı da ihraç edilmektedir. Milyonlarca yıl önce oluşmuş ve oluşumu devam eden bırakın Türkiye'yi Dünya'nın en verimli toprakları Dalaman Ovası'nda bulunmaktadır. Bu topraklar yok edildiğinde, tahrip edildiğinde bir daha yerine konulamayacak, oluşmayacaktır. 1.sınıf tarım topraklarını yapılaşmaya açmak demek; en değerli varlığımız olan toprakların kaybına, üstünde oturduğumuz dalı kesmek, yöre halkını aç ve işsiz kalmasına, göçe zorlanmasını göze alma anlamına gelecektir. Çocukların bize emaneti olarak Dalaman yeşil, temiz, doğal ve bir tarım yöresi olarak kalsın. 

Sevgi ve saygılarımla

Eşref Atabey


Eşref Bey

Çok ama çok teşekkür ederim. Gerçekten çok değerli yorumlarınız çok işime yarayacak. İYTE Üniversitesinde okuyorum, örnek bir yer olarak Dalaman'ı seçtik okulca bu yüzden örnek bir proje yapmak istiyoruz. Tekrar çok teşekkür ederim, değerli vaktinizi ayırdınız iyi günler...

Saygılarımla

M.E.

 

                   

Copyright © 2012.
Sitenin içeriğinde yer alan yazı ve resimlerin bütün hakları saklıdır. Yazı ve resimler izinsiz olarak kullanılamaz..
Siteyi en iyi İnternet Explorer 8.0 dışındaki tüm browserlarda düzgün görebilirsiniz.