Kitaplar;

kitaplar15.jpg

Jeolojibilimi ile insan sağlığı arasında yakın bir bağ vardır. Gezegenimizin temelyapı taşları olan kayaç ve mineraller doğada bulunan elementlerin çoğunuoluşturur. İnsan vücuduna besin, su ve hava yoluyla alınan bu elementlerin çoğuküçük dozlarda bitki, hayvan ve insan sağlığı için kesinlikle gereklidir. 1991yılında Filipinlerdeki Pinatubo yanardağının püskürmesi sırasında tonlarcamagma ve kükürt dioksit gazıyla birlikte çevreye tonlarca çinko, bakır, krom,kurşun, kadmiyum, civa, nikel ve bunlara ek olarak arsenik de yayılmış vearsenik yer altı sularına karışmıştır. Canlılar aleminin yapı taşlarınınbaşında gelen suyun arsenikten yoksun olması gerekir. Yer altı suyu dünyanınbirçok yerinde iyi kalitede içme suyunun ana kaynağını oluşturur. Yer altı suyunubarındıran hazne kayaçlar ve topraklar birçok istenmeyen kirleticininuzaklaştırılmasında ve arıtımında doğal bir süzgeç rolü üstlenmektedir. Ancakyer altı suyunun kalitesi her zaman kayaçlar ve topraklardan gelen izelementlerin doğada bulunuşu ve hazne kayaçlardaki olumsuz  jeokimyasal tepkimelere bağlı olarak garantide edilemez. Bu iz elementler yeterince yüksek miktarlara ulaştığında toksiketkiler gösterebilir. Yer altı sularındaki en başta gelen doğal kirleticilerdenbirisi de arseniktir. Uzun dönemde ortaya çıkabilecek sağlık riskleri yönündeniçme sularındaki en tehlikeli kirletici olan arsenik Uluslararası KanserAraştırma Kurumu (IARC)’na göre insan kanserojeni olarak (Grup-1)sınıflandırılmıştır.

Arsenik(As), içlerinde element halinde arsenik, sülfürler, oksitler, arsenatlar ve arsenitleri de kaplayan 200 den fazlamineralde esas bileşen olarak bulunur. Bunlardan pek çoğu cevher minerali ya daayrışma ürünleridir. Bu minerallere doğal çevrede az rastlanılmaktadır. Cevherkuşaklarında en yaygın karşılaşılanlar arsenikli pirit (Fe (S,As)2), arsenopirit (FeAsS), realgar (AsS), orpiment (As2S3), kobaltit (CoAsS), nikolit (NiAs) ve skorodittir (FeAsO4.2H2O). Cevherkuşaklarında muhtemelen en önemli olan arsenik kaynağı arsenikli pirittir(Fe(S,As)2) (Nordstrom, 2003). Arsenik cevher mineralleri, kadmiyum, kurşun, gümüş, altın, antimuan, fosfor, volfram ve molibdenle birlikte yüksek oranda geçiş metallerini de barındırır.

Arsenik çoğunlukla diğer yaygın kayaç oluşturanminerallerin bileşiminde de değişen oranlarda bulunmaktadır. Arseniğin kimyasıyoğun olarak kükürtü izlediğinden en bol oranda pirit (FeS2) olmaküzere sülfür minerallerinde bulunma eğilimindedir. Pirit, kalkopirit, galen ve markazitte ise arsenik değerleri oldukça değişken olupbazen ağırlıkça mineralin % 10’unu bile geçebilir. Pirit, cevher kütlelerininönemli bir bileşeni olarak indirgen koşullar altındaki düşük sıcaklık ortamlarındaoluşmaktadır. Bu türlü otijenik piritler günümüz jeokimyasal döngülerinde çokönemli bir rol oynar. Otijenik piritler birçok akiferin yanı sıra pek çok nehirve göl çökellerinde bulunur. Oksijenli ortamlarda duraylı olmayan pirit, önemlioranda sülfat ve arseniği de içine alan bağlantılı eser bileşenleri açığaçıkararak demir oksitlere yükseltgenir. Mineralli damarlarda bulunan pirit,asit maden drenajı ile sonuçlanarak kömür madenleri ve yoğunolarak kömür yakılan alanların çevresinde arsenik sorunlarına neden olur(Smedley ve Kinniburgh, 2004).

Yer altısularında bulunan kadmiyum, cıva, kurşun gibi toksik eser elementlerine göre arsenik, hemyükseltgen hem de indirgen koşullarda ve doğal sularda belirli pH değerlerinde (pH 6,5-8,5) karakteristik olarakbulunan hareketli bir elementtir. Arsenik, çoğu yükseltgen halde (-3, -1, 0. +3 ve +5)bulunabildiği halde doğada inorganik olarak en çok üç değerlikli arsenit As (+3) yada beş değerlikli arsenat As (+5) oksianyonları özellikleriyle bulunmaktadır(Smedley ve Kinniburgh, 2004).

Dünyadayeraltısularında arsenik problemi olan ülkeler arasında Arjantin, Şili,Meksika, Hindistan (Batı Bengal), Bangladeş, kuzey Çin, Tayvan, Vietnam,Macaristan, Romanya ve batı ABD'deki yer altı suyu hazne kayalarıgösterilebilir. Ülkemizde yer altı sularımıza arsenik bulaşmış olan ve risktaşıyan yöreler olarak Emet-Hisarcık (Kütahya) havzası, Nevşehir ile İzmir yöreleri,Ege ve orta Anadolu grabenleri, jeotermal kaynaklar ile madencilik etkinlikleri kapsamındaki  yöreler sayılabilir.

Normaldağılım olarak topraklarda 0,1-0,5 mg/kg, bitkilerde 0,1-1,0 mg/kg, bazı hayvandokularında 0,1-0,5 mg/kg, doğal sularda 0,2-1,0 µg/l  arsenik bulunmaktadır(Atabey, 2005a). Arsenik, çözeltiler içerisinde arsenit (As+3)ve arsenat (As+5) katyon kompleksleri oluşturarak bulunmaktadır. Üçdeğerlikli arseniğin beş değerlikli arseniğe göre daha toksik olduğubilinmektedir. Ayrıca içme sularındaki inorganik arsenik bileşiklerinin besinler içerisindebulunan organik arsenik bileşiklerine göre çok daha zehirli olduğu kabuledilmektedir (Arsenic,1981). İnorganik arseniğe solunum yoluyla insanlarınetkilenmesi, başlıca madencilik ve kömür santrallerinde ve sigara kullanımıile olmaktadır. İnorganik arsenik, uzun dönemde ortaya çıkabilecek sağlık riskleri yönünden içme sularının en tehlikelikirleticisidir. Bu nedenle içme sularındaki arsenik kirliliği, 70’den fazlaülke ve yaklaşık 137 milyon insanın sağlığını olumsuz olarak etkileyen küreselbir tehdit olarak algılanmaktadır. Çünkü 57 milyon insanın içme sularının 50 µg/l’nin arsenikten, 137 milyon insanın ise10 µg/l’nin üstünde arsenikten etkilendiği hesaplanmıştır (Ravenscroft, 2007).

Yüksekkonsantrasyonlardaki arsenik ile kirlenmiş içme sularını uzun süreli kullanma,geniş ölçekte sağlık sorunlarını olumsuz yönde etkiler. Bunlar deridehipo/hiper-pigmentasyon ve hiperkeratoz,vasküler hastalıklar, gözde konjunktivit,nöropati, kronik öksürük ve deride melanom olmayan kanser ve iç organ kanserleri (başta akciğer vemesane olmak üzere) olarak özetlenebilir. Birçok ülke, ulusal kural ölçütlerolarak 1997 öncesindeki litre başına 50 µg/lkullanmayı sürdürmesine karşın, Dünya Sağlık Örgütü (WHO)'nün 1997 yılından sonraiçme sularındaki geçici olarak arsenik değerini litre başına 10 µg/l düşürmüştür. Çoğu yer altı suyubu değerlerin altında oranlara sahip olmasına karşın, birçok yer altı suyuhazne kayaları kabul edilemeyecek yüksek arsenik oranları içermektedir.

            Sigara dumanı, bir çok böcek ve ot öldürücü  tarım ilacı, insanlardaki pek çok hastalıktadaha önce kullanılmış olan bazı ilaçlar ile günümüzde akut promiyelositik lösemi tedavisinde kullanılanbir ilaç da (arsenik-As2O3) arsenik içermektedir. Denizcanlılarından bazıları (balıklar, midye ve istiridyeler) organik arsenikbileşiklerini önemli miktarlarda doğal olarak biriktirirler. Bu nedenleinsanlar deniz ürünlerini tüketerek organik arsenik bileşiklerine maruzkalabilirler. Organik arsenik bileşikleri genelde vücutta daha az değişikliğeuğrar ve daha hızlı atılırlar. İnorganik arsenik bileşiklerine göretoksisiteleri daha azdır.

Bu kitapdeğinilen belgeler ve kaynakları oluşturan eserlerden faydalanarak oluşturulmuşolup bilgi, şekil ve çizelgeler özenle seçilmiştir. Kitabın Türkiye ile ilgilibilgi ve belgeler içeriğiyle, resimlemeler yazarın özgün çalışmasıdır. Kitaptayer alan arseniğin doğal kaynaklar kısmı, yer altı sularındaki arsenik veTürkiye araştırması bölümü jeoloji biliminin ilgi alanına girmekte ve buiçeriği oluşturan bilgilerin büyük bir bölümü yazarın özgün çalışmalarıdır.Arseniğin toksikolojisi ve insan sağlığı üzerindeki etkileri ise daha çok tıp,toksikoloji, veterinerlik  disiplinleriniilgilendirmektedir. Bu ayrım gözetilerek jeoloji biliminin dışında kalan vekitapta kesinlikle verilmesi gerekli bilgiler değinilen ilgili kaynaklardanderlenmiştir.

Kitabın amacı, jeolojik yapısı dolayısıyla yer altısularında arsenik konsantrasyonu olası ve bu nedenle ülkemizde potansiyel halksağlığı problemleri oluşturabilecek olan, arseniğin tanımı, doğal veantropojenik olarak bulunuşu, kullanımı, yer altı sularındaki içeriği,özellikleri, arseniğin toksik etkileri, dünyadan örnekler ve ülkemizdearsenikle ilgili yapılan araştırmalar ve yer altı sularının arseniktenarındırılması bağlamında bilgi vermektir. Kitap jeolojinin biliminin yanısıra  tıbbin çeşitli dallarına(dermatoloji, onkoloji, göğüs hastalıkları, epidemiyoloji, halk sağlığı,patoloji), toksikoloji, farmakoloji, ziraat, hidrojeoloji, mineraloji,jeokimyacılar, biyojeokimyacılar, veteriner hekimler, biyologlar,coğrafyacılar, kimyacılar  ve  bir çok meslek gruplarının  ilgi alanlarına da katkılar koyabilir.

 


<< Kitap İçeriği Hakkında Daha Fazla Bilgi İçin Lüften Tıklayınız >>

Copyright © 2012.
Sitenin içeriğinde yer alan yazı ve resimlerin bütün hakları saklıdır. Yazı ve resimler izinsiz olarak kullanılamaz..
Siteyi en iyi İnternet Explorer 8.0 dışındaki tüm browserlarda düzgün görebilirsiniz.