Kitaplar;

kitaplar16.jpg

Bu kitapta, 50 yılı aşkın doktorluk yaşamımda, mesleksel akciğer hastalıkları alanında edindiğim deneyimleri, batı dünyasının saygın bilim adamlarının araştırmalarından ve yazılarından yararlanarak sunmak istiyorum.

Henüz gelişmekte olan ülkeler arasında çıkamamış olan ülkemizin her alanda olduğu gibi meslek hastalıklarında da sorunları vardır.Bundan ayrı olarak, batı dünyasında sadece meslek hastalığı olan bir çok sağlık sorunları ülkemizde aynı zamanda çevresel sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bunun en önemli nedeni, Anadolu'nun jeolojik yapısı, coğrafyamızı iyi kullanamamış olmamız ve hepsinden önemlisi sağlık eğitimindeki kusurlarımızdır. Bunu doğrulamak için basit bir örnek vermek istiyorum. Yirminci yüzyılın başında asbestin yaptığı onlarca hastalığın, Türkiye'mizde tüberküloz gibi tedavi gördüğünü açık yüreklilik ile söylemek gerekiyor.

Türkiye'de meslek hastalıkları denilince, ilk akla gelenkömür madenlerinde çalışanların karbon ve kuarz gibi inorganik minerallerinsolunmasına bağlı kömür madeni işçilerinde görülen pnomokonyoz ve silikosisakla geliyor. Bu iki hastalığın kırsal alanlarının yerleşim yerlerinde, yemekpişirmek, ısınmak amacıyla, sap, saman, çalı çırpı ve tezek kullanılmasından dakarbon partikülü solunduğu, batıda terkedilmiş olan kum püskürtülerek, un gibibir duruma sokulan kuarsın aynı hastalıkları yapması örnek verilebilir. Böylebir ortamda doğmuş, yaşamış ve erişkin hale geldikten sonra şehirlere göçederek büyük sanayi kuruluşlarında çalışarak hayatını kazanan kişilerdeoluşabilen bir hastalığın sebebinin iş yeri olarak nitelemek doğru olamaz.Avrupa'da maden ocaklarında çalışan Türk işçilerinde pnomokonyoz tanısı konaraktazminat söz konusu olunca, senin bu hastalığın sebebi Türkiye ile ilgilidirdiye kesip atılıyor. Örnek vermek gerekirse, Avrupa'da crocidolit denilenasbest türü kullanılırken, Türkiye bu mineralin yaptığı hastalığı, kırsalalanda, beyaz toprakta karışmış olan tremolit asbest yapmaktadır.

Birleşik Amerika'da işçi ve çevre sağlığı için NationalIstitute For Occupational Safety and Health (NIOSH=Ulusal Mesleksel Güvenlik veSağlık Kuruluşu), Occupational Safety and Health Administration (OSHA=Mesleksel Güvenlik ve Sağlık İdaresi), Environmental Protection Agency(EPA=Çevre Koruma Kurumu) gibi çok önemli görevleri üstlenen kuruluşlara karşıbizde bu işi İSGUM bu göreve üstlenmektedir. Bunlardan NIOSH, çalışanlarınhastalıkları ve sakatları bakımından en önemli üç kriter vardır. Bu türhastalık ve sakatlıkların görülme sıklığı, kişişel ağırlık derecesi ve bunlarınönlenmesine yönelik tedbirler. Bunların kayıtları çok güvenilirdir. Örneğin,listenin başında bulunan mesleksel akciğer hastalıkları konusunda 1.2 milyonişçi silika tozu solumakta ve bunların 60.000'ni silikosis'e yakalanacaktır.İşçi sağlığı alanında, önemli araştırmaları olan Prof. Cimrin, Türkiye'mizderesmi kayıtlara göre son yirmi yılda mesleksel akciğer hastalıkların sayısı1,500'ün üstüne çıkmamıştır. Oysa ki madencilik sektöründe çalışan 220,000 işçiolmasına karşı 20 tane pnomokonyoz rapor edilmiştir! Toz düzeyi yüksek işyerlerinde çalışmalar bilindiğine göre beklenen sayının 5,000'in üstünde olmasıgerekiyor. Eldeki değerlerin düşük olmasının bir çok nedenleri var. Örneğinsigortasız, kayıtsız işçi çalıştırılması gibi.

Bukitapta, devlete bağlı kömür madeni ocaklarının çalışanlarının yanında, özelmaden ocaklarında ve büyük sanayi şehirlerindeki atölyeler ve kırsal tarımalanlarında çalışanların, ve halk sağlığı yönünden gözden kaçabilecek fakatönemli sağlık sorunlarına ağırlık vermek istedik.

Türkiye'de Mesleksel ve Çevresel Hastalıklar konulu kitabınyazılmasını yakından tanıdığım BURVERTA Başkanı Necdet Erece, benim gibi tıpyaşamının sonbaharına gelmiş birisinden istemiştir. Bu arkadaş, gençlikyıllarını Anadolu'nun köy ve kasabalarında Veremle Mücadele ederek geçirmiş,rahmetli Dr. Hamdi Açan ve Dr. Neşati Uster'in öğrencisidir. Bursa'da işçisağlığında, meslek hastalıklarının teşhisi ve kanser, tüberküloz gibihastalıkların erken tanımı için Avrupai bir tarama sistemi kurmuştur. Buyetmiyormuş gibi, meslek hastalıklarına gönül vermiş ve bu konuda kurs vekongreler tertip etmekle kalmamış, kendi sağlık sorunlarını geri plana iterek,yılmadan önüne çıkan engelleri birer birer aşarak hastalara kol kanat açmış veBursaya, önemli sağlık tesisleri kazandırmıştır. Ülkesini bu derece seven,böyle bir dostun teklifini severek kabul ettik. Kendisine candan teşekkür eder,kitabın ilgi duyanlara faydalı olmasını diliyoruz.

Prof. Dr. Y. İzzettin BARIŞ                        Dr.Eşref ATABEY

           Emekli Öğretim Uyesi                               JeolojiYüksek Mühendisi


Uzun yıllar birlikte çalışma fırsatı bulduğum, bu kitabı birlikte hazırladığımız, kendisinden çok şey öğrendiğim,  değerli bir bilim adamı, sevgili hocam Prof.Dr. Yusuf İzzettin Barış’ı 24 Eylül 2013 tarihinde kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyim. Saygıyla anıyorum. 

Eşref ATABEY


<< Kitap İçeriği Hakkında Daha Fazla Bilgi İçin Lüften Tıklayınız >>

Copyright © 2012.
Sitenin içeriğinde yer alan yazı ve resimlerin bütün hakları saklıdır. Yazı ve resimler izinsiz olarak kullanılamaz..
Siteyi en iyi İnternet Explorer 8.0 dışındaki tüm browserlarda düzgün görebilirsiniz.