Kitaplar;

kitaplar19.jpg

Zehirli bir gaz olan flor(F) yüksek elektro negatifliğe sahip bir eser elementtir. Organik ve inorganikflor elementi bütün su ve toprak kaynaklarında bulunmakta ve insanlar buelementi bitki ve hayvanları besin olarak tüketerek almaktadırlar.

 

Flor, yerkabuğunda magmatik kayalarda ve killerde, eser miktarlarda da kumtaşları vekireçtaşlarında bulunan doğal maddelerden biridir. Doğada silikatlarla, aynızamanda florapatit olarak fosforla birlikte, florit, kriyolit, topaz, turmalin,mikalarda, diş ve kemiklerde, sularda bulunur. Flor bakımından zengin hammaddeleri işleyen veya ara maddesi olarak kullanan fosforlu gübre üretenfabrikalar, alüminyum endüstrisi, demir-çelik fabrikaları, tuğla, kiremit,seramik sanayi endüstri bölgelerinde; havada, toprak ve suda insan vehayvanlara zararlı olabilecek düzeyde flor bulunabilir.

 

Topraklardakitoplam flor miktarı genellikle 100-300 ppm, bitkilerdeki miktarı ise florca çokzengin olan çay bitkisi hariç 10-20 ppm, arasında değişmektedir. Yüzeysularında flor düzeyi genellikle 1 mg/l’nin altındadır. Buna karşın florcazengin minerallerle veya flor ihtiva eden ve basınç altında bulunan gazlarlatemas eden derin yer altı sularında veya sıcak kaynak sularında bu miktar 20-53mg/l’ye kadar yükselmektedir.

 

Dünya SağlıkÖrgütü (WHO) içme suyunda litre başına 1.5 miligram olarak sınır değerinibelirlemiştir. Yurdumuzda geçerli olan içme suyu standartlarına ve SağlıkBakanlığı’nca çıkartılan “İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik”e(17.04.2005 tarih ve 25730 sayılı R.G.) göre izin verilen flor düzeyi 1.5ppm'dir.

 

Florozisin tipikbelirtileri, diş florozu veya diş minesinin lekelenmesi ya da hareli yapıkazanması ve  eklem hareketsizliği,bacakta çarpıklaşma, belkemiğiyle ilgili kamburlaşma  gibi dış görüntüler  içeren değişik oluşumlarını içerir.Çocuklarda  beslenme eksikliği ilebirleşen florozis, kemikte şiddetli bozulmalara neden olabilir.  

 

         Ortamdakiflor derişimleri çok değişkendir ve belli kaya türleri ve minerallerleilişkilidir. Örneğin endemik diş ve iskelet florozisi, volkanik kaya türleri vetermal sularla ilişkili Doğu Afrika Rift Vadisinde bulunmaktadır. Hindistan veSri Lanka’da  florozis bazik yer altısuları ile ve Çin’de sorunlar belirli türde kömürlerle ilişkilidir. YalnızcaHindistan’da  25 milyon insanınflorozisden acı çektiği tahmin edilmektedir. Florozisin her bir formu içinetkili araziler yok iken, flor alınması denetlendiği takdirde hastalıklarönlenebilmektedir. Yer bilimciler risk altındaki alanlarda sorunların belirlenmesive düzeltilmesinde önemli bir rol oynamaktadır.

 

         Floruninsan vücuduna girdiği önemli yollardan biri içme suyudur. Dünya Sağlık Örgütü(WHO) içme suyunda litre başına 1.5 mg olarak sınır değerini belirlemiştir.Genelde yer altı suları, yüzey su kaynaklarından daha fazla florlu minerallerile temas ettiğinden daha çok flor içermektedir.

 

         Moldova’nınkırsal alanlarında, su kaynaklarının yalnızca dörtte biri litre başına 25 mgderişimlere erişebilen flor için kalite standardını karşılamaktadır. Moldova’daprojedeki tıp uzmanlarının yürüttüğü ilk araştırmalar, yüksek florlualanlardaki nüfusun %70 kadarının dişteki florozis ve iskeletanormalliklerinden rahatsızlık duyduğunu göstermektedir. Ukrayna’da yer altısularındaki yüksek flor derişimleri, flor ve fosfat madenciliğiyle ilişkilidir.Litre başına 20 miligrama kadar çıkan düzeyde flor içeren su, florozis vakasınayol açan bazı alanlarda içme amaçlı kullanılmaktadır. Macaristan ve Slovakya’daise sorunlar daha azdır ve temelde sanayi kirliliğiyle ilişkili olmasınakarşın, litre başına 2 mg fazla flor içeren suların var olduğu bildirilmiştir.

 

İçme sularındaflor konsantrasyonu limitin üzerinde olması nedeniyle endemik florozis görülenülkelerin Türkiye’nin de içinde bulunduğu Meksika, Arjantin, Birleşik Arap Emirlikleri, Senegal, Mısır, Cezayir,Mısır, Fas, Filistin, Ürdün, Suriye, Irak, İran, Pakistan, Etyopya, Uganda,Kenya, Tanzanya, Hindistan, Sri Lanka, Avustralya, Yeni Zelanda, Tayland,Bangladeş, Çin ve Japonya’dır.

 

Bu eser jeoloji biliminin yanı sıra tıbbın çeşitli dallarına (epidemiyoloji, halk sağlığı, patoloji),toksikoloji, ziraat, çevre, mineraloji, kimya ve jeokimya, biyojeokimya,veteriner hekimliği, biyoloji, diş hekimliği, coğrafya  ve  birçok meslek gruplarının  ilgi alanlarınada katkılar koyabilir. Eser, değişik meslek disiplinlerini ilgilendirmekle birlikteflor konusunda halkı eğitici yönü bulunmaktadır. Bu ayrım gözetilerek jeolojibiliminin dışında kalan ve kitapta kesinlikle yer alması gereken bilgilerdeğinilen ilgili kaynak eserlerden derlenmiş olup, şekil ve çizelgeler özenleseçilmiştir. Kitabın amacı,Türkiye’deki suda florun toplumsağlığı açısından, olası etkisindeki yörelerin dağılımlarını ortaya koymaktır. 

<< Kitap İçeriği Hakkında Daha Fazla Bilgi İçin Lüften Tıklayınız >>

Copyright © 2012.
Sitenin içeriğinde yer alan yazı ve resimlerin bütün hakları saklıdır. Yazı ve resimler izinsiz olarak kullanılamaz..
Siteyi en iyi İnternet Explorer 8.0 dışındaki tüm browserlarda düzgün görebilirsiniz.