Kitaplar;

kitaplar20.jpg

Taşları bir birine vurarakkeskin kenarlı aletlerin yapılmaya başlandığı günden bu yana insanların temelgereksinimleri için ilk başvurdukları kaynak alanı jeolojik unsurlar olmuştur.Paleoantropolojik araştırmalar, insanlığın kültürel evrim sürecinde önemlietkilere sahip ilkel aletlerin, önceleri taşların daha sonraki dönemlerde isedemir, bakır gibi maden yataklarının işlenmesi yoluyla, jeolojik çevredenkazanıldığını göstermektedir.

 

Tarihsel süreçteki dönemlertaş devri, bakır devri gibi jeolojik malzemenin adıyla anılmaktadır. Jeolojikunsurlar, sadece bir hammadde ve materyal kaynağı olarak değil sağlık ve tedaviamaçlı potansiyeli açısından da fark edilmiş ve bu anlamda kullanılması kökenigeçmiş bin yıllara kadar uzanan ve günümüzde de süren davranış biçiminedönüşmüştür. İnsan topluluklarının yaşam kalitesiyle ilgili birçok konu jeolojive jeolojik çevre koşulları ile yakından ilişkilidir. Jeolojik çevre kimi zamantehlike ve sınırlamaları ile kimi, zaman da avantajlarıyla her zaman insantoplulukları üzerinde yıkıcı veya yapıcı bir etkiye sahip olmuştur (Demir,2009).

 

Romalı bir mimarolan Vitruvius’un M.Ö. Birinci yüzyılda madenlerin yakınındaki suları vekirliliği gözleyerek madencilikle ilişkili potansiyel sağlık  sorunlarısaptadığı bilinmektedir. Yunanlı hekim Gales, bakır üretimiyle ilişkili asitdumanlarına dikkat çekerek madencilik faaliyetlerinin yarattığı tehlikeyionaylamıştır. Marco Polo Kirman şehrinde yaşayanların savaşma eksikliğinitoprağın doğasına bağlamış, çadırda yaşayan bu insanların çadırlarının önünegüçlerini yeniden kazanmaları amacıyla toprak yerleştirilmiştir.

 

MÖ. üçüncüyüzyılda Çin’de Song ve Ming  hanedanlarıdöneminde,  kaya kırmasıyla ilgili olarakakciğer sorunları ve mesleki  kurşunzehirlenmesi vakalarının yaşandığı bilinmektedir.  Tang Hanedanı döneminde bir simyacı; kurşun,gümüş, bakır, antimon, altın ve demirin zehirli olduğunu öngörmüştür. Belirlihayvan hastalıkları uzun zaman önceden bilinmektedir. Yine M.Ö. Üçüncü yüzyılda, Çin’de  tıbbi metinlerde sağlık sorunlarının neden vesonuç ilişkilerinin irdelendiği bilinmektedir.

 

M.Ö. 300 yılındaAristoteles, madencilerde kurşun zehirlenmelerini not etmiştir. Yine tarihselkayıtlardan anlaşıldığına göre kayaçlar ve mineraller  binlerce yıldır veba, çiçek, humma gibihastalıkların tedavilerinde kullanılmış, eski Yunanlılar çeşitli mineral veelementlerin zararlı etkilerini, eski Çin eczacılığı sayısız mineralin sağlığayararını tanımlamışlardır. 2400 yıl önce Hippokrates ve Helenik hekimler, insanhastalıklarının coğrafik dağılımlarını, çevresel faktörlere bağlı olaraktanımlamışlardır. 300 yıl önce bilim insanları çeşitli minerallerin insanlarüzerindeki olumsuz etkilerini gidermek için incelemeler başlatmışlardır.Dünyada da bu konuda yerbilimciler,  biyotedaviciler ve halk sağlığı araştırmacıları arasında tıbbi jeoloji konusunu çok geniş bir kapsamda ele alan  bir çok ortak inceleme  ve çalışma yapılmaktadır.

Çevreselunsurları oluşturan elementlerin miktarı büyük oranda türemiş olduğu ya daetkileşimde içersinde bulunduğu doğal kaynakların kimyasına bağlıdır. Toprak veyüzey çökellerinin bileşimi kökeni olan ana kayaçların kimyasıyla yakınilişkilidir.

 

Doğada insandışındaki canlılar doğal dengeyi olumsuz yönde etkileyecek faaliyetgöstermezler. Aksine bu, dengenin kurulması ve sürdürülmesinde başlıca bir rolde oynamaktadır. İnsan nüfusunun artışına bağlı olarak ihtiyaçlar da sürekliartmakta, insanlar da yaşamı kolaylaştırmak için olanakları sonuna kadarkullanmaktadır. Artan ihtiyaçlara paralel olarak üretim yapmak ve ürettiğinitüketmek doğal dengeyi olumsuz yönde etkileyen bir sonuç olarak ortayaçıkmaktadır. Üretim ve tüketim aşamasında oluşan atıkların doğaya terk edilmesikaçınılmaz bir durumdur.

 

Doğaya bırakılanatıklar, doğal dengenin savunma sistemi içinde bir noktaya kadargiderilebilmekte, ne yazık ki günümüzde Dünya nüfusunun inanılmaz orandaartması, ihtiyaçları arttırmış, buna bağlı olarak üretim ve tüketim deartmıştır. Sonuçta doğaya bırakılan atıklar, doğanın kendi sistemi içindeözümsenmeyeceği boyutlarda atıkların oluşmasına neden olmuştur.

 

Fuge’e (2004)göre insan kaynaklı unsurlar şunlardır:

 

Maden çıkarılması ve işlenmesi faaliyetleri

Kömür, petrol vb. fosil yakıtlara bağlı atıklar vekirlenme

Nükleer enerji kaynakları ve nükleer santralatıkları

Jeotermal kaynaklardan gelen ağır metal ve radongazı etkileri

Hidroelektrik enerji eldesinde çevresel etkiler

Metalürji ve kimya sanayiileri

Tuğla ve boru imalatı

Çimento imalatı

Seramik ve cam sanayii

Plastik ve boya imalatı

Gübre imalatı

Atık boşaltma ve evsel atıklar

Uçucu küller

Lağım atıkları

Tarımsal uygulamalar; mineral kaynaklı gübreler

Ziraî ilaçlama (herbisit, insektisit,

olarak özetlenebilir.

 

İnsan vücudundabelirgin etkileri olan insan kaynaklı maddelere pek çok örnek verilebilir.Örneğin, 1956’da, Japonya’nın Minimata bölgesinde karşılaşılan ve adını oradanalan “Minimata hastalığı” bir cıva zehirlenmesidir. Bu rahatsızlığa, kıyıdaplastik madde imalatında katalizör olarak cıva kullanan bir fabrikanın MinimataKörfezine cıva deşarjı yol açmıştır. Besin zincirine metillenmiş biçimiyle [CH3Hg+ya da (CH3)2Hg] giren cıva, insan vücuduna balıkların birbesin olarak tüketilmesi  sonucugeçmiştir. Cıva insan vücudunda merkezi sinir sistemine hücum ederek geridönülemez beyin hasarlarına neden olmaktadır. Cıvanın metil formu (metil cıva)vücut için önemli bir toksik tehlike meydana getirmekte olup vücut içinde hücrezarlarından geçmekte ve merkezi sinir sisteminde birikmektedir. Bu olaydan20,000’in üzerinde kişinin etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır.

 

Türkiye’de insankaynaklı (antropojenik) unsurlar ve çevresel etkiler adlı bu eser, daha çokmaden, jeoloji, çevre, ziraat, biyoloji, tıp, toksikoloji ve halk sağlığı  disiplinlerini ilgilendirmektedir. Bu ayrımgözetilerek jeoloji biliminin dışında kalan ve kitapta kesinlikle yer almasıgereken bilgiler değinilen ilgili kaynak eserlerden derlenmiş olup, şekil veçizelgeler özenle seçilmiştir. Konuların işlenmesinde  resim ve çizelgelere ağırlık verilmiştir.

 

Kitabın amacı, Türkiye’deki insan kaynaklı unsurlar ile bunların çevre vetoplum sağlığı açısından, olası etkisindeki yörelerin dağılımlarını ortaya koymaktır. Bu eserde maden pasa veartıkları ile asit maden drenajının tanımı, özellikleri, dağılımları ile ağırmetallerin sağlık etkileri ve ayrıca fosil yakıtlar, jeotermal, sanayiietkinlikleri ve diğer insan kaynaklı etkiler irdelenmiştir. Bu eser jeolojibiliminin yanı sıra  tıbbın çeşitlidallarına (epidemiyoloji, halk sağlığı, patoloji), toksikoloji, ziraat,madencilik ve çevre, mineraloji, kimya ve jeokimyac, biyojeokimya, veterinerhekimliği, biyoloji, coğrafya  ve  bir çok meslek gruplarının  ilgi alanlarına da katkılar koyabilir.


Kitap hakkında ENVE görüşü

ÇEVRE MÜHENDİSİNİN AJANDASI

 

11Aralık 2012 Salı

Türkiye’de İnsan Kaynaklı (Antropojenik) Unsurlar veÇevresel Etkileri

Jeoloji yüksek mühendisi Eşref Atabey 'in yazdığı"Türkiye 'de İnsan Kaynaklı Unsurlar ve Çevresel Etkileri" kitabıMaden Tetkik ve Arama Enstitüsü tarafından 2010 yılında yayınlanmış. 

Ortalama hacimde bir kitap, kuşe kağıda basılmış, içindeki tablo, resim veşekillerin çok sayıda ve örnekleyici olması kitaba çalışacak kişiler açısındanmemnuniyet verici. Konuların işleniş derinliği ve dili, madencilikleilgili ciddi bir bilgi altyapısı olmayan bir çevre mühendisi tarafındanyeterli ve anlaşılır olarak değerlendirilmektedir.

Kitabın ilk 2 bölümü, maden üretimi, işlenmesi, atıkları, atık barajları, pasaları,prosesleri ve genel madencilik terminolojisi hakkında bir giriş olarakyazılmış.

Kitabın 3 ve 4. bölümlerinde ise bahsedilen madencilik faaliyetlerinin çevreseletkileri Türkiye özelinde incelenmiş. Türkiye 'deki, çevreseletkileri olduğu değerlendirilen hemen her madenin çevresel etkilerininincelemesi yapılmış. Çalışmanın özellikle bu kısmının konuyla ilgilenenleriçin faydalı, ülkemizdeki madencilik faaliyetlerinin çevresel etkilerinindetaylı bir çalışmasına ulaşabilmenin sevindirici olduğunu düşünüyorum.

Kitabın 5. ve son bölümünde insan kaynaklı diğer unsurlar ve çevresel etkilerideğerlendirilmiş. Bunların içinde, radyasyon ve radyoaktif kirlenme, nükleerbomba denemeleri sonucu oluşan sağlık sorunları, nükleer santral kazaları,iyonlaştırıcı radyasyonun sebep olduğu sağlık sorunları gibi diğer bazı unsurlarınçevresel etkileri özetlenmiş.
Son olarak kitapta sunulan hemen her verinin referansının belirtilmiş vekitabın sonuna küçük bir sözlük ilave edilmiş olduğunu da eklemek isterim.

 


<< Kitap İçeriği Hakkında Daha Fazla Bilgi İçin Lüften Tıklayınız >>

Copyright © 2012.
Sitenin içeriğinde yer alan yazı ve resimlerin bütün hakları saklıdır. Yazı ve resimler izinsiz olarak kullanılamaz..
Siteyi en iyi İnternet Explorer 8.0 dışındaki tüm browserlarda düzgün görebilirsiniz.