Tıbbi Jeoloji Yazıları;

  Endemik Florozis

Uluslararası Katılımlı Tıbbi Jeoloji Sempozyum Kitabı 6-9 Şubat 2008, 103-105, Ankara

 

Endemik florozise iki ayrı örnek: 1-Türkiye’de yüksek düzeyde florürlü kaynak suları, 2- Çin’de florürce zengin kömür yakılması

Two examples of  endemic fluorisis:-High fluor levels in spring waters in Turkey, -Fluorine rich coal burning in China

 

Nazmi ORUÇ

Eskişehir Odunpazarı ve Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi

nazmioruc@yahoo.com

 

 

Giriş

 

Doğa'da oldukça yaygın bir şekilde dağılmış olan florür, çeşitli kayaç ve minerallerde, diş ve kemiklerde, sularda ve çeşitli biyolojik materyalde değişik miktarlarda bulunur. Florürce zengin ham maddeleri işleyen veya ara maddesi olarak kullanan endüstri bölgelerinde (fosforlu gübre üreten fabrikalar, alüminyum endüstrisi, demir-çelik fabrikaları, tuğla, kiremit, seramik sanayii,vb.) özellikle havada, toprak ve suda insan ve hayvanlara zararlı olabilecek düzeyde florür bulunabilir. Topraklardaki toplam florür miktarı genellikle 100-300 ppm, bitkilerdeki miktarı ise florürce çok zengin olan çay bitkisi hariç 10-20 ppm, arasında değişmektedir. Yüzey sularında florür düzeyi genellikle l ppm'nin altındadır. Buna karşın florürce zengin minerallerle veya flor ihtiva eden ve basınç altında bulunan gazlarla temas eden derin yer altı sularında veya sıcak kaynak sularında bu miktar 20-53 ppm'e kadar yükselmektedir. Yurdumuzda geçerli olan içme suyu standartlarına (TSE 266) ve Sağlık Bakanlığı’nca çıkartılan “İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik”e (17.04.2005 tarih ve 25730 sayılı R.G.) göre izin verilen florür düzeyi 1.5 ppm'dir. Diş ve iskelet sisteminin teşekkülü döneminde florürün bünyeye içme suyu, ve özellikle Çin’in güney batısında florürce zengin kömürlerin kapalı ortamda yakılması ile solunum ve gıda zinciri aracılığı ile fazla miktarda ve uzun süre alınması sonucu çocuklarda sürekli dişlerde lekeli mine görülmekte, ileriki yaşlarda ise kemik dokusunda florür depolanması nedeniyle iskelet sisteminde eklem hareketlerini güçleştiren ve yanma hissine sebep olan iskelet florozu ortaya çıkmaktadır. Buna karşılık yine dişlerin teşekkülü devresinde bünyeye özellikle içme suları ile yeterince florür alınmadığı zaman çürük diş sayısının arttığı genellikle bilinmektedir (1, 2).

 

1. Türkiye'de yüksek florürlü sular

 

Yurdumuzda florürce zengin suların insan ve hayvan sağlığına etkileri ve jeokimyasal ilişkileri çeşitli araştırmacılar tarafından incelenmiş olup, I. Tıbbi Jeoloji Sempozyumu (TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası yayınları: 95) (1-3 Aralık 2005 MTA, Ankara) bildiri kitabında genişletilmiş özetler halinde yayınlanmıştır (3,4).

 

Tendürek volkanı çevresi

 

a) Doğubeyazıt ilçe ve köyleri

 

Yaklaşık 30 yıl önce bu yörede yapılan çeşitli araştırmalarda kimi kaynak sularında 5.0-12.5 ppm arasında flüorür bulunduğu belirlenmiştir. Florürce zengin suları özellikle diş ve kemiklerin teşekkülü döneminde içen insan ve hayvanlarda kronik florür zehirlenmesi olduğu çeşitli araştırmacılar tarafından ortaya konulmuştur. Tendürek Volkanı çevresindeki yüksek florür içerikli kaynak sularının hidrojeolojisi üzerinde yapılan ekip çalışmasında da bu suların lavlar, fliş ve ofıyolitteki kireç taşları ve mermerden çıktığı yüksek florürlü olanların NaHC0з türü, düşük florürlü olanların ise Ca-Mg-HCOз türü sular olduğu belirlenmiştir.

 

 

b) Çaldıran yöresi

 

Tendürek Volkanı doğu ve güneyinde kimi kaynak sularında 2.0-15.2 ppm arasında florür bulunduğu ve bu suları tüketen insan ve hayvanlarda diş ve kemiklerde bozukluklar olduğu rapor edilmiştir. Tendürek Volkanı kuzey ve güneyindeki endemik yörelerden alınan su, toprak, bitki, insan ve koyun idrarlarında normalin üzerinde florür bulunduğu tespit edilmiştir. Bölgede yaşayan insan ve onların en önemli geçim kaynağı olan çiftlik hayvanlarının florür zehirlenmesinden kurtarılması için Doğubeyazıt ve köylerine (toplam 54 köy; 57 1t/sn) Balıklı Göl'den sağlıklı su getirilmiştir. Çaldıran Ovası’ndaki köylere henüz sağlıklı su getirilememiştir.

 

Isparta kent merkezi

 

İçme sularındaki yüksek dozda florüre (2.0-6.2 ppm) bağlı olarak ortaya çıkan lekeli diş minesi ilk defa İsparta'da 1950'li yıllarda tespit edilmiş, bu konuda çok sayıda araştırmalar yapılmış ve Andık Kaynaklarından kent merkezine cazibe ile getirilen florürce zengin suların Eğirdir Gölünden pompayla kente gönderilen sularla seyreltilerek (0.7 ppm) şebekeye verilmesi önerilmiş ve 1995 yılında kent merkezine sağlıklı su verilmeye başlanılmıştır. Andık Kaynaklarında ve Gölcük Krater Gölü sularındaki florürün kökeninin bölgedeki volkanik kayaçlarla ilişkili olduğu kabul edilmiştir.

 

Eskişehir-Beylikova Kızılcaören köyü

 

Yaklaşık 25 yıl önce bu köyde yapılan çalışmada içme suyundaki yüksek florür düzeyi (3.8-7.5 ppm) nedeniyle köy halkının %45 inde ileri düzeyde iskelet ve eklem fluorozu, %74 ünde ise diş florozu belirlenmiştir. Ayrıca toprak, bitki ve koyun idrar örneklerinde yüksek düzeyde florür saptanmıştır. Dünyanın ikinci zenginlikteki toryum madenine sahip yörede florürün kökeninin çevredeki kayaçlar içerisinde bulunan Florspar (CaF2) minerali ile ilişkili olduğu belirlenmiş ve yaklaşık 10 yıl önce köye sağlıklı su getirilmiştir.

 

Uşak-Eşme-Güllü köyü

 

Bu köyde de yaklaşık 20 yıl önce yapılan incelemede kullanılan içme sularında 0.7-2.2 ppm (ortalama:1.6) florür bulunduğu ve köyde doğup bu suları sürekli olarak içen 10-30 yaş grubundaki insanların %80 inde lekeli mine belirlenmiştir. Jeolojik arazi çalışmasına ek olarak kayaç örneklerinin mikroskobik incelemesinde florürün olası kökeninin Pliyosen yaşlı gölsel kireçtaşları içerisinde bulunan Florspar (CaF2) ile ilgili olduğu ileri sürülmüştür. Köye sağlıklı su getirilmiştir.

 

2. Çin’de florürce zengin kömür yakılması

 

Çin Sağlık Bakanlığı’nca florürce zengin kömür yakılması nedeniyle yaklaşık 18 milyon diş florozu ve 1.080.000 iskelet florozu vakası olduğu belirtilmektedir (5). Bu nüfusun yaklaşık 15.1 milyonu Çin’in güney batısında yağışlı ve dağlık bir coğrafyada yaşamakta olup, aileler kış aylarında ortalama 3000 kg florürce çok zengin yerli kömürü ısınma, yemek pişirme ve gıdalarını kurutmada kullanmakta ve yer yer de bacasız sobalarda yakmaktadırlar. Florürce zengin kömür ve kille karıştırılmış biriketin yakılması sonucu ortama HF ve SiF4 formunda çıkan florür solunum yoluyla olduğu gibi kapalı ortamda kurutulan kırmızı biber ve mısır gibi gıda maddeleri tüketimi ile de bünyeye alınmaktadır. Diş florozu ile kömürlerin florür içerikleri arasındaki ilişkiyi araştıran bu çalışmada istatistiki yönden çok önemli (p<0.01) bir ilişki saptanmış ve kömürdeki emniyetli florürün eşik değeri 190 mg/kg olarak hesaplanmıştır. Bu araştırmada ısınma, pişirme ve kurutmada kullanılan florürce zengin kömür kaynaklarından birinde 559 mg/kg diğerinde ise 802 mg/kg florür bulunduğu ve insanların aldıkları florürün %97’sinin gıda zinciri ile %2’sinin ise solunum yoluyla bünyeye alındığı kabul edilmiştir.

Çin’in güney batısında yer alan Zhijin, Guishou bölgesinde ise yaklaşık 11 milyon insanın yaşadığı ve bu bölgede kömürün kapalı ortamlarda ısınma ve bazı yiyeceklerin kurutulması amacıyla yakılması sonucu insanlarda yüksek düzeyde diş ve iskelet florozisi tespit edilmiştir (6). Pekin Madencilik ve Teknoloji Üniversitesi tarafından yapılan bu çalışmada ortalama florür düzeyleri ppm olarak kömür örneklerinde: 237, kil örneklerinde 2267, kömür+kil karışımında 826, külde  596, kurutulmuş kırmızı biberde 1419 ve mısır tanelerinde 110 olarak bulunmuştur. Dünya ve Birleşik Amerika ortalaması olarak kömürdeki florür düzeyleri ppm olarak olarak sırasıyla 150 ve 80 şeklinde verilmiştir. Killerin florür düzeyleri ise ppm olarak Fransa ve Hindistan için sırasıyla 60-220 ve 30-3200 olarak verilmiştir. Eskişehir Anadolu Üniversitesinde seramik sanayinde kullanılan killerin florür düzeyleri (n=11) üzerinde yapılan bir çalışmada ppm olarak minimum 320, maksimum 640 ve ortalama 437 ± 67 değerleri elde edilmiştir (7). Çin’de yapılan araştırmada killerin Apatit minerali ile florür içerikleri arasında yüksek düzeyde istatistiki bir ilişki belirlenmiştir. Taze mısırda florür düzeyi ppm olarak 1.4 ile 2.7 arasında değişirken, kapalı ortamda kurutulmuş ve yıkanmış mısırda 46.5, yıkanmamış örnekte ise 110, taze mısırda 10.64 ppm iken kapalı ortamda kurutulmuş ve yıkanmış örneklerde 500 ve yıkanmamış kırmızı biberde ise 877 olarak ölçülmüştür. Dikkati çeken bir durum da kullanılan kazanın çevresinden toplanan külün 15.738 mg/kg düzeyinde florür içermesidir. Araştırma sonunda bölgedeki florür zehirlenmesinin en önemli nedeninin ince kömürle bağlayıcı olarak kullanılan kil ile ilişkili olduğu, kildeki Apatit ve yer yer İllit mineralinin de florür düzeyini önemli derecede etkilediği kabul edilmiştir. Kurutulmuş mısır, kırmızı biber ve özellikle küldeki yüksek florür derişimleri, kömürün kapalı ortamda yakılmasının bir sonucu olarak kabul edilmekte ve insanların solunum yanında bu gıda zinciri aracılığıyla da yüksek düzeyde florür aldıklarını göstermektedir. Bu durumda kurutulmuş gıdaların yenmeden önce  mutlaka yıkanmaları ve özellikle kapalı ortamın havalandırılması önerilmiştir.

 

Öneriler

 

1. Yurdumuzda Tendürek Volkanı’nın güneyinde bulunan Çaldıran Ovası’nda yüksek düzeyde florür içeren kaynak suları sağlıklı sularla karıştırılarak içme ve sulama için zararsız hale getirilmeli,

2. Yurdumuzda linyit kömürlerinde ve toprak ve seramik sanayinde kullanılan özel toprak ve killerin florür düzeylerinin belirlenmesi ve florürce zengin olabilecek bu maddelerin özellikle kapalı ortamlarda yakılması veya pişirilmesi sırasında havadaki florür derişimleri ölçülmelidir.

 

Değinilen Belgeler

 

(1) Fluorides and Human Health, (1970) WHO, Geneva.

(2) Edmund, M., and Smedley, P. (2004) Fluorides in Natural Waters, In Essentials of Medical

         Geology, Chief Editor, O.Selinus, Elsevier.

(3) Oruç, N. (2005) Türkiye’de Yüksek Düzeyde Fluorür İçeren Kaynak Suları ve Sağlık Açısında

 Önemi, Bildiri Özleri Kitabı, s.48-51, 1. Tıbbi Jeoloji Semp. 1-3 Aralık 2005 MTA, Ankara.

(4) Oruç, N. (2008) Occurence and Problems of High Fluoride Waters in Turkey – An Overview,

         Journal Environmental Geochemistry and Health (in press)

(5) Ando, M., Tadano, M.., (1998) Health Effects of Indoor Fluoride Pollution from Coal Burning in

         China, Environmental Health Perspectives, Volume, 106, Number 5, May 1998.

(6) Weiwei, LI., and Yuegang, T. (2006) Fluoride Exposure in the Endemic Fluorosis Areas of Zhijin,

Guizhou, China. The 7 Int. Symposium on Environmental Geochemistry, 24-27 Sept. 2006, Beijing, China.

(7) Döğeroğlu, T., and Kara, S. (2004) Fluoride in Ceramic Materials, American Ceramic Society

         Bulletin, Jan. 2004, pp. 9101-9110

 

                   

Copyright © 2012.
Sitenin içeriğinde yer alan yazı ve resimlerin bütün hakları saklıdır. Yazı ve resimler izinsiz olarak kullanılamaz..
Siteyi en iyi İnternet Explorer 8.0 dışındaki tüm browserlarda düzgün görebilirsiniz.