Tıbbi Jeoloji Araştırma Grubu;

  Tıbbi Jeoloji Araştırma Grubu Toplantı Tutanağı

Tıbbi Jeoloji Araştırma Grubu 02.05.2009 tarihli toplantı tutanakları.

 

Dr. Eşref ATABEY (MTA Tıbbi Jeoloji Projesi Başkanı); Tıbbı Jeoloji araştırma Grubu oluşturulduğunda görevi; bu konuda bilimsel çalışmalara öncülük etmek, proje oluşturulmasında rehberlik yapmak, bilgi birikiminin sağlanmasında yardımcı olmak,  daha çok eğitim yönüyle ilgilenerek çalıştay, konferanslar, sempozyum gibi etkinliklerin yapılmasında organizasyonlarda yardımcı olmak bir bakıma koordinasyon görevini üstlenmek olabilir. Türkiye’de Tıbbi  jeoloji alında öncelikle riskli olan en önemli konu arsenik, ikinci sırada asbest-eriyonit, üçüncü sırada asit maden dreanajı, dördüncü sırada florozis, silikozis gelmektedir. Öncelikli olarak arsenik konusunda bir çalıştay yapılabilir.

 

Prof. Dr. Yusuf İzettin BARIŞ (Göğüs Hastalıkları Uzmanı); tarafından Nevşehir bölgesindeki mezatolyama hastalığı hakkında bilgi verdi. Yapmış olduğu çalışmalar sonucu bölgedeki sorunların, temelinde köy yerleşiminin kurulu olduğu jeolojik formasyondan kaynaklandığının tespit edildiğini, köy yerleşim alanının taşınması yönündeki raporların devlet tarafından dikkate alınmadığını, Bu nedenle TJAG nun kamu ile birlikte çalışması sonucu çözüm üretme açısından baskı altında olabileceğini dile getirdi. Mezatolyama hastalığının tedavi çözümünün olmadığı ancak ağrı merkezleri kurularak hastaların çektikleri ağrıların azaltılması yönünde çalışmalar yapmanın gerekliliğini vurguladı. ABD asbest hastalarının kurum veya kuruluşlara yüksek miktarda tazminat davaları açtığını ve davaları kazandığını, Türkiye’deki asbest hastalarının da hakları konusunda bilgilendirilmesinde TJAG nun bir görevi olabileceğinden bahsetti.TJAG’nun oluşturulmasının gerekli olduğunu belirtti.

 

Prof. Dr. Sonay SÖZÜDOĞRU OK TJAG nun çalışmalarında toprak ve bitkilerde ağır metal kirliliğinin önemli olduğu ve bu konuda yardımcı olacağını belirtti.

 

Doç. Dr. Hanım Halilova (A.Ü. Toprak Bölümü); Kastamonu bölgesinde yapmış olduğu iyot eksikliğine bağlı gerçekleşen guatr hastalıklarından bahsetti. Ayrıca Kastamonu bölgesindeki sorunları ve çözüm önerilerini anlattı. Özellikle elementlerle ilgili önemli katkı koyabileceğini, TJÇG’nun oluşturulmasının gerekli olduğunu vurguladı.

 

Prof. Dr. Serdar BAYARI (H.Ü. Hidrojeoloji Mühendisliği; TJAG çalışmalarını ve tıbbi jeoloji konularında kamuoyunu bilgilendirebilecek web sayfasının kurulmasının faydalı olabileceğinden ve bu şekilde doğru bilgilendirmenin sağlanabileceğinden bahsetti.

 

Prof. Dr. Ulvi Reha FİDANCI (A. Ü. Veteriner Fak. Dahiliye AD.); TJÇG’nun gerekli ve önemli yeri olabileceğinden, WEB sayfası oluşturulması  gerektiğini belirtti. (toplantıdan önce göndermiş olduğu görüşleri: Jeolojik yapıya bağlı olarak hayvanlarda gelişen kanser gibi olgular hayvanların ekonomik değerleri ve yaşam süreleri yönüyle üzerinde durulan konular değildir. Ancak mineral maddelerin ve özellikle iz elementlerin hayvansal organizmada normalin altında veya üzerinde bulunmalarından ileri gelen hastalıklar, özellikle son yıllarda hayvancılık ekonomisinde büyük önem kazanmıştır.

Canlılık olaylarının akışı için önemli olan iz elementlerin eksikliği, hücre metabolizmasını bozmakta ve ağır noksanlıkları ölümle sonuçlanan, karakteristik noksanlık hastalıklarını oluşturmaktadır. İz elementlerin hücre metabolizmasındaki fonksiyonları çok çeşitli olup, membran geçirgenliği ve doku hassasiyetinin oluşumu, sinir impluslarının iletimi, hormon ve enzimlerin kendilerine özgü fonksiyonlarının gerçekleşmesi, büyüme ve hayvansal üretim-verim ile canlının diğer hayati fonksiyonlarının yerine getirilmesinde iz elementler önemli görevler üstlenirler.

Bu nedenle hayvanlarında iz element dengesizlikleri, kıl dökülmesi, depigmentasyon, parakeratozis, iskelet bozuklukları, devamlı ishal, anemi, iştahsızlık, kemiklerde yapısal bozukluklar, büyümede yavaşlama, gerileme ve gelişme bozuklukları, felçler, enfeksiyonlara bağlı olmayan yavru atmalar, erken doğumlar, doğum sonrası ölümler, yavru verimi de dahil olmak üzere tüm hayvansal verimlerde gerileme, kısırlık, tetani ve pika gibi klinik bozukluklarla ortaya çıkmaktadır.

Hayvancılık alanında, beslenme bozuklukları yönünde önemle üzerinde durulan başlıca iz elementler, demir, bakır, mangan, molibden, selenyum, çinko, flor ve geviş getiren hayvanlar için kobalt olup, bunlardan başka baryum, bor, brom, krom, alüminyum, kadmiyum, nikel, silisyum, lityum, stronsiyum gibi değişik birçok elementin iz fonksiyonları da tartışılmaktadır.

Organizmanın iz elementlere olan gereksinimleri çeşitli faktörlerin etkisine bağlıdır. Özellikle verim düzeyi yüksek olan hayvanlarda enerji ve mineral dengesi çok önemli bir kavramdır. Toprak, su ve yem maddelerinin iz element içeriği, sindirim kanalındaki emilim şekilleri, emilim sırasında iz elementler arası etkileşim, vücutta depolanma durumları, hayvanın kendisine ait özellikler gereksinimi azaltılmakta veya yükseltilmektedir. Mineral yetersizliklerin spesifik bölgelerde yoğunlaştığı ve doğrudan toprağın yapısı ile ilişkili olduğu kabul edilmektedir. Bu bölgelerin jeolojik yapısı sonuçta hayvan sağlığını direkt olarak etkilemektedir. 

Yurdumuzun bütün bölgelerini kapsayan hayvanların kan mineral ve iz element profillerinin ortaya konduğu, bölgelerin toprak, su ve bitkilerinin mineral ve iz element düzeylerinin belirlendiği, jeolojik yapı ile ilişkilendirildiği kapsamlı çalışmalar bulunmamaktadır. Mevcut çalışmalar yöresel bazda ve anorganik metabolizmada rol oynayan belirli mineral ve iz element düzeylerine yönelik çalışmalardır. Bu çalışmalardan sağlanan veriler yurdumuzdaki minerallerle ilgili beslenme hastalıklarının genel durumunun ortaya konmasında önemli rol üstlenmektedir.

 

Prof. Dr. Sema Burgaz (G.Ü. Toksikoloji A.B.D) TJAG nun bilimsel dernek şeklinde örgütlenmesinin İMGA ve diğer gruplarla birlikte çalışmasını kolaylaştırabileceği, devlet kurumu altında çalışmanın oldukça prosedür gerektirmesi nedeniyle grup çalışmalarını olumsuz etkileyebileceğinden bahsetti. Bu konuda statüsünün belli olması ve bir kurum ya da dernek çatısı altında çalışmasının uygun olacağını belirtti.

 

Prof. Dr. Abidin Temel (H.Ü. Jeoloji Mühendisliği) Kurumsal bir kimlik olmadan, eğer bir kurum ya da meslek odası çatısı altında çalışmalarını yürütmediği taktirde TJAG’nun çalışmalarını başarılı bir şekilde yürütmesinin kolay olmayacağını belirtti.  

Gündem maddelerinde yapılacak çalıştay, sempozyum vb. faaliyetler için, aşağıda belirtilen konulara öncelik verilmesi toplantıya katılan üyeler tarafından benimsendi.

 

ÇALIŞTAY KONULARI

Arsenik, Arsenikli Sular;

Tıbbı jeoloji çalışmalarının önemli bir konusu olan ve doğada As3 ve As5 şeklinde doğal olarak bulunan arseniğin, insan sağlığına etkisi, bulunduğu ortamların ortaya konulması, su kaynaklarında yarattığı kirlilik ve AB çalışmaları açısından da önemli nedeniyle çalıştay veya sempozyum konusu olarak seçilebilir.

 

Silikozis;

Küçük işletmelerde kot ağırtma nedeniyle kullanılan kuvars tozlarından dolayı ortaya çıkan silikozis hastalığı hakkında Türkiye’de ayrıntılı bir çalışma yapılmamıştır. Sadece hasta sayısının ülkedeki insan sayısı ile kıyaslanması söz konusudur. Kömür yataklarında, kuvars kumu kullanılan işletmelerde çalışan işçiler üstünde ayrıntılı bir çalışma yapılabilir.

Derin petrol sondajında çalışan işçilerde Yusuf İzzetin hoca tarafından yapılan ön inceleme sonucunda hem üst solunum hem de akciğerlerinde meslek hastalığı teşhisi konulmuştur. Bu konu hakkında şimdiye kadar hiç araştırma yapılmamıştır. Özellikle sondaj da kullanılan bentonit türü malzemenin ciğerlere ektisi ve üst solunum yolunu etkileyebilecek kuyu gaz çıkışları da TJÇG tarafından çalışılabilir.

 

Bor;

Dünya rezervin %90 nın ülkemizde bulunması ve tüm sanayi kollarında hammadde olarak kullanılmaktadır. Özelliği nedeniyle arsenik minerali ile birlikte bulunabilir. Bor mineralinin toksik etkisinin üreme sistemi üzerine olduğu konusunda bir düşünce olmasına karşın çalışmalar yetersiz kalmaktadır.. AB tarafından borun toksisitesi bir basamak daha artırılarak satış kutuları üstüne kuru kafa resimi yapıştırılması boyutuna gelmiştir. Özellikle Bor Ensitütüsü ve Eti Maden İşleri ile ortak çalışmalar yapılarak bor mineralinin toksisitesi ve özellikleri hakkında arsenikle minerali de dahil bir çalıştay yapılabilir.

 

TOPLANTIDAN ÇIKAN ORTAK GÖRÜŞ

 

1-Tıbbi Jeoloji Çalışma Grubu oluşturulmasının gerekli olduğu,

2-TJÇG’nun kurumsal bir kimlik kazanması gerektiği,

3-Çalışmalarını bir kamu kurumu bünyesinde yapabilirse başarılı olabileceği,

4-Aksi taktirde yapacağı etkinliklerde (çalıştay, sempozyum, konferans, seminer vb.) sponsor (mali destek) bulması halinde başarılı olabileceği,

5-Tıbbi Jeoloji ilgilendiren meslekleri temsilen toplantıya çağrılı bilim insanlarının danışma kurulu (ön çalışma grubu) hatta yürütme kurulu olarak belirlenebileceği, birkaç kişi farklı disiplinlerden ilave edilebilir,

6-TJÇG iletişim ve her türlü bilgi aktarımı için bir WEB sayfasının oluşturulması gerektiği

7-Bir e-posta grubu oluşturulması

8-Eğer Arsenikle ilgili çalıştay yapılabilirse bunun en erken 2010 yılı ilkbaharında yetişebileceği,şeklinde özetlenebilir.

 

NE YAPILABİLECEK?

 

1-Bir kurum çatısı altında TJÇG’nun faaliyet gösterebilmesi için MTA Genel Müdürlüğü ile daha önce görüşmeler yapılmıştır. Bu konuda konunun açıklığa kavuşturulması nasıl olması gerektiğiyle ilgili girişimler devam etmektedir.

2-Bir kurum veya meslek örgütü bünyesinde statü belli olmadan WEB sayfasının oluşturulması ancak kişisel adla olabilecektir. Bununla ilgili Eşref ATABEY adıyla kişisel şimdilik WEB sayfası oluşturulması, iletişimin buradan sağlanması gerekecektir.

Bu konudaki görüşleriniz bizim için önemlidir.

4-Mayıs ayından Ekim ayı sonuna kadar Tıbbi Jeoloji Projesinin arazi çalışmaları devam ettiğinden, toplantı için belki güz ayları seçilebilecektir.

Daha önce bir toplantı yapılması tüm katılımcıların ortak tarih ve saatte uygun olasıyla mümkün olacaktır.

Konuyla ilgili ortak çağrı yapılabilecektir.

 

Tüm konularla ilgili görüşlerinizi esrefatabey@gmail.com adresine  gönderebilirsiniz.

 

Çalışmalarınızda başarı ve sağlıklar dilerim.

 

Dr. Eşref Atabey

                   

Copyright © 2012.
Sitenin içeriğinde yer alan yazı ve resimlerin bütün hakları saklıdır. Yazı ve resimler izinsiz olarak kullanılamaz..
Siteyi en iyi İnternet Explorer 8.0 dışındaki tüm browserlarda düzgün görebilirsiniz.